Detaylar

Hafif serin bir Madrid sabahında, kızıl saçlı Zara DuRose’un yolda kalmasıyla başlayan hikaye, beklenmedik bir maceraya dönüşür. Gezintiye çıkmak için can atan Zara, yakın arkadaşlarıyla buluşmak üzereyken bütün planlar alt üst olur. Ne yapacağını bilemeden etrafa bakınırken karşısına gelen sıra dışı bir taksi durağı işaretleri kötü gününde umut ışığı olur. Monty adındaki esprili taksi sürücüsüyle tanıştığı ilk anda, Zara’nın enerjisi ve açık sözlülüğü hemen dikkat çeker. Monty, yalnızca işine odaklanmış görünse de Zara’nın bu çekici ve etkileyici halinden dolayı konuşmadan edemez. İki yabancının bu rastlantısal karşılaşması muzip bir muhabbete dönüşürken Monty aracını şehrin sessiz sokaklarına doğru sürmeye başlar. Yolculuk esnasında Zara, parasını unuttuğunu fark eder ve Monty’e durumu izah ederken utangaç bir teklifle bulunur; ne yazık ki cüzdanını evde unutmuştur ve taksimetre açıkça ilerlemektedir. Gülümseyerek cevap veren Monty, ona yardım etmek için kendince eğlenceli ve sıradışı bir öneri sunar. Bu teklif tasarımdan daha fazlasını içermekte ve ikisinin arasındaki elektriklenme her geçen dakika artar. Zamanla yolculuk farklı bir boyuta taşınır. Arabanın içinde küçük dokunuşlar ve bakışmalar devam ederken kimi zaman şehrin hareketli trafiği, kimi zaman da tenha park alanları fonlarına eşlik ederler. Taksinin dar ve özel alanı iki yabancı arasında yeni bir yakınlaşma sağlamaktadır. Zara’nın cesur davranışları artarken Monty’in profesyonelliği yerini heyecana bırakır. Arabanın kontrolünü sağlamakla meşgul olan Monty, aynı zamanda Zara’nın tekliflerine kayıtsız kalamaz. İkilinin yakınlaşmasıyla ortaya çıkan doğal ancak yoğun duygusallık, sempatik flörtle başlayıp tutkulu bir karşı konulmaz cazibeye dönüşür. Bu spontane buluşmanın hararetli anları artarken, Zara ve Monty için saatler su gibi akar. Her durakta onların bağları daha da kuvvetlenirken Madrid’in sokakları da bu kaçamak serüvenin sessiz tanıkları olurlar. Sonunda ikiliye ait bu özel anlar doğal sonuna erişir; taksimetre durduğu gibi onların yaşadıkları unutulmaz deneyim de bir noktada son bulur. Ancak paylaştıkları anlar ikisi için de beklentilerin çok ötesinde bir memnuniyetle sonlanır. Zara’nın montunu giyerken arkasından seslenen Monty ile muhabbet yeniden yeşilirse de o andaki samimi gülmeler, o gün yaşananların tecrübesel zenginlik kazandığının göstergesidir. İkili vedalaştığında ise hem Madrid’in soğuk sabah havası hem de az önce yaşanan sıcacık dakikalar uzun süre akıllardan çıkmayacak gibi görünür. Taksi kapısını kapatan Zara geri dönüp baktığında gözlerindeki parıltının sebebi sadece güneşi ya da eski dostlar değil, yaşadığı beklenmedik ama dolu dolu anlardır. Her ne kadar yolculuğun normal başlangıcı olsada bitişi her şeyden farklı ve emsalsizdi. Böylece Madrid’de başlayan gündelik bir yolculuk, iki yabancının hayatında iz bırakan romantik ve tutkulu bir maceraya dönüşür.

Comments are closed.